Boş.
Evet, boşladım, farkındayım. Çok şey var yapılacak gibi, ama yapıl-a-mayan.
Biraz daha bekleyebilirler diye düşünmekteyim.
Yanlışsam, yanılmışsam,
Ki
Bu pek de dişime dokunmuyor.
Yine de devam ediyorum aylaklığa.
Not: Ama diş etim düzenli aralıklarla kanamakta.
Yüz görümlüğüm
boş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
boş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
22 Temmuz 2011 Cuma
16 Mayıs 2011 Pazartesi
Araçsal akıl mı?
Kelimelerin yetmediği yerde başlarmış suskunluklar.
Bugünlerde çok mu susuyorum ne!
En çok mutlu sanıldığım zamanlar -o'ysaki- bunlar.
Kusmam gereken zamanlar,
Boşalmam gereken
Titremem gereken
Gereken hiçbir şey olmadığı gibi bunlar da olmuyor.
Olmuyor.
Ol, diyorum!
Olmuyor.
Beynim diktelere kalkan oluşturmuş kendince.
Kalp dediğimiz -attığını bile hiç hissetmediğim- organım taşlaşmış.
Zamanı durdurmak istiyorum, yavaş yavaş geriye gitmek -takılıp düşme ihtimalini göze alarak-
Geri sar, geri sar!
'Düş'üyorum o halde varım' deyip, gülüyor ve bir sigara yakıp demleniyorum.
Kendime acı çektirmeyi seviyorum sanki.
Bat dünya bat!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)